Browsing: Hasan Aksoy Yazilar

Şiddet..

Demek benim gibi düşünmüyon ha, şırakkk !.. Benim inandığıma inanmıyosun ha, gümmm !.. Bana oy vermiyosun ha, paaattt !.. Aşkıma karşılık vermezsin ha, çaatt!.. Kedi köpek nedir ki, hayvan işte, zehiirrr !.. Benden boşanmak mı istiyosun, yok ya.. Zboong !.. Dersini çalışmadın mı ülen, şlaakkk !.. Beni yenersin ha, şaplaakkk !.. Neee, sen bizden değil…

Kadınsal Şiddet..

Kocasıyla yaşadığı sorunların acısını “ Allah yarattı, ben doğurdum “ demeyip çocuklarından çıkaran kadınlar görmüşsünüzdür.. Sanırım büyük çoğunluğumuz dayağın esaslısını babadan değil de anadan yemişizdir.. İş yaşamında hırsları uğruna, taş kalpli birine dönüşen kadın yöneticiler görmüşsünüzdür.. Şiddetin en ağırı değil midir aldatmak.. Yalnız erkekler mi aldatır.. Ya kadınlar.. Köy yerinde gelini dayak yediği için mutluluktan…

Meşale..

Bir Mayıs denilince, Pala bıyık, kaşları buğday başağı, Babam gelir aklıma.. Ve bir kayaya sürüp Törpülediği nasırlı elleri.. Bir de krem deyi Anamın eline sürdüğü Süt kaymağı gelir aklıma.. -*- Bir Mayıs denilince, Taksim gelir aklıma.. Ve kendi bayramında, Elinde bayraklar, dilinde “ Bir Mayıs işçinin emekçinin bayramı “ Marşlarıyla yürüdü diye, Ara sokaklar da…

İSTANBUL..

31 Mart belediye seçimleri yapılmış, sonuçları bekliyorduk. Malatya’dan babam aradı. Hal hatır, sonra “ Korkarım ki İstanbul’u vermeyecekler “ dedi.. “ Olur mu baba, burası demokratik bir ülke “ dedim. 5 Nisan, tüm sonuçlar belli olmuş, İstanbul belli olmuyordu. İzmir’den bir arkadaşım aradı. Hal hatır, sonra “ Galiba İstanbul’u vermeyecekler “ dedi. “ Olur mu…

ANNE..

Ben annemin en çok ellerini sevdim, Saçlarımı okşayan, üreten, pişiren, süpüren emekçi ellerini.. Ben annemin en çok gözlerini sevdim, Gözlerinde ki sevgiyi, şefkati, merhameti.. Ben annemin en çok sesini sevdim, Ninniler söyleyen, ruhu okşayan o tatlı, sevecen sesini.. Ben annemin en çok gözyaşını sevdim, Acılardan süzülmüş, öylesine yağmur, öylesine insancıl.. Ben annemin en çok dualarını…

Her Şey Çok Güzel Olacak..

İstanbul’dayım, Taksim meydanında.. Coplanmış bir emekçi, alın teri kokan sesiyle haykırdı; “ Her şey çok güzel olacak “ İstanbul’da bir Pazar yerindeyim.. Tezgahta fiyatından utanan patates, soğana dedi ki, “ Her şey çok güzel olacak “ İstanbul’da gökdelenler gölgesindeyim.. İhanete uğramış tarih ve kültür öfkelendi; “ Her şey çok güzel olacak “ İstanbul’da sokaklardayım.. Araçların…

Ah İstanbul, Vah İstanbul..

Tarikatlar cübbe, sakal cirit atıyor Hakim santimle etek boyu ölçüyor Mübarek orucu kul hakkıyla bozuyor Kimlere yar oldun güzel İstanbul -*- Kanal İstanbul deyi deşecekler karnından Köprü yaptılar geçiş döviz kurundan Sultan Fatih görse ölürdü kahrından Bitsin lale devri, koksun güllerin İstanbul -*- Bahçeli emmi mitilini sana seriyor Diş kesmez, piskevütü çaya banıyor Gölge başkan…

Ararım..

Gül de diken ararım, Sevda da ömürlük.. Dostta muhabbet ararım, Gökte yükü yağmur bulut.. Bahar da tomurcuk ararım, Sonbahar da veda rengi yaprak.. Saçlarında rüzgar ararım, Türküler de umut.. Suda izini ararım, Dağ da yankısını sesinin.. Derdime sırdaş ararım, Soframız da alın teri.. Gece de güneşi ararım, Gözlerinde kendimi.. Yol da arkadaş ararım, Kavga da…

KIŞ GÜNEŞİ..

Bizim ellerde Başında sekizgen şapka, Ayakta Angara lastiği Kaşları buğday başağı En çok ta gülümseyen Bıyık demektir baba ** Bizim ellerde Susamış toprak misali Çatlamış, nasırlı ve kutsal öpülesi, Bir çift el demektir baba ** Bizim ellerde Sevgisi yüreğinde tutuklu Gözleriyle okşayıp bizleri Rüyasında bağrına basan Adam demektir baba ** Bizim ellerde Erkeklik rolüne kurban…

1 3 4 5 6 7 15