Yoksullardan Öğreneceğiniz Çok Şey Var..

Share

Ninelerimiz giyilmiş, lime lime olmuş kazakların iplerini söker, birbirine düğümler yumak haline getirirdi. Sonra da bu iplerden şişlerle rengârenk çoraplar örerdi.

Abinin, ablanın eskilerini küçük kardeşler giyerdi.

Yenilen meyvelerin, sebzelerin kabukları çöpe atılmaz, ineklerin yediği samana karıştırılırdı.

Bayatlamış ekmekler atılmaz, kurutulurdu. Sıcak suyla ıslatılır, sarmısaklı yoğurtla harmanlanır, üzerine tereyağı, al sana pratik yemek..

Kalan sebzeler, meyveler bozulmasın diye dilimlenir, damların üzerinde güneşin alnına serilir, kurutulurdu. Kışın bu kurutulmuş meyvelerden komposto, sebzelerden enfes yemekler yapılırdı.

Kullanılmış defterler, ders kitapları atılmaz, kışın odun – tezek yakılan sobaların tutuşturulmasında kullanılırdı.

Akşamları ders çalıştığımız zamanlarda 14 numara, diğer zamanlarda 7 numara gaz lambası yakılır, gazdan tasarruf edilirdi.

Karpuz, kavun, kabak çekirdekleri atılmaz, yıkanır güneşte kurutulur, kışın çerez olarak kullanılırdı.

Yırtılan, sökülen kıyafetleri anneler onarır, yama yapardı. Ayakkabıları ise babalar tamir ederdi. Öyle üç ayda, altı ayda kıyafet yenilemek filan yoktu.

Eskimiş, artık giyilmeyen kıyafet, bez parçası vb. ne varsa güzelce yıkanır, dörtgen dikilmiş kılıfların içine yerleştirilir, yer minderleri yapılırdı.

Harmanın sonuna kalan, toprağa karışmış buğday taneleri bir leğende yıkanır ve ayrıştırılırdı. Ya da o haliyle çuvallanır, tavuk yemi olarak kullanılırdı. Yani, tek bir buğday tanesi bile ziyan edilmezdi.
-*-
Kendimi bildim bileli bu ülke de her iki yılda bir kriz yaşanır..
Ama ne hikmetse krizin faturasını ödeyen yoksullar değil de, zenginler kıyameti koparır..
Diyeceğim o ki,
Bu zatı muhteremler kriz zamanlarında zahmet edip,
Gecekondu mahallesinde yoksul bir aileye misafir olsunlar,
Yahut da Anadolu’da bir köy evine..
Misafir olsunlar da anlasınlar,
O koşullarda yaşamanın ne demek olduğunu,
Bir şeyin yoktan nasıl var edildiğini..
Dayanışmanın, umudun ne olduğunu..
Anlasınlar, paylaşmanın güzelliğini,
ve bu ortamda ağız dolusu gülmenin ne demek olduğunu..

Hasan Aksoy 

Leave A Reply