| YAŞANMIŞ KÖY HİKAYELERİ – 7 - |
|
|
|
| Hasan Aksoy tarafından yazıldı. | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Pazartesi, 08 Mart 2010 21:28 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
YAŞANMIŞ KÖY HİKAYELERİ – 7 - EŞEĞE NE OLDU ? Alle’nin Ehmet, Topal Veli’nin Memmet, Kel Cüme’nin Mustafa ve Ğanikgov’un Rıza (babam) köyde, Çamurlugol’dalar. Öküzlerle çüt sürüyorlar. Yanlarında bir de, içecekleri suyu vb. taşıyan Memmet Dayıların eşek var. O zamanlarda, öküzlerle çüt sürme faslı aylarca sürerdi. Ne el kalırdı, ne ayak, ne de sinir. Ya zavallı öküzler.. Boynunda boyunduruk, arkasında saban, yavaşladın mı kabanda sökürdelinin çivisi.. Sökürdeliyle, çiviyle kalmazdı çektikleri. Çütçüler canlarının acısını kendilerinden çıkarırlardı; her çüt zamanı onlarca öküz ölürdü.. Günün erken saatinde kalkıyorlar, öküzleri çüte vuruyorlar, öyle ki karanlık basıp ta göz gözü görmez olana kadar. Gece olunca yorgun öküzler yatağa vuruluyor, o yorgunluğun üzerine de bir güzel oyunlar oynuyorlar, sonra da o güzelim topraktan döşeğe uzanıp, gökyüzü yorganını da üzerlerine çekip uyuyorlar. İki kişi öküzlerin üst tarafında, diğerleri de alt tarafında yatıyorlar; olaki öküzler kalkıp giderse uyanabilsinler diye. Yine böyle bir günde öküzleri yatağa vurup, kendileri de yatıyorlar. Biraz sonra Ehmet Dayı az ötede uyuyan babama sesleniyor; - Ula Rıza hele kalk, herhalde kurt geldi, eşeği yiyor, diyor. Yorgun, uykuya dalmak üzere olan babam Ehmet Dayı’ya; - Ula Ehmet, susta yat. Ne kurdu, ne eşeği, diye söylenip uykuya dalıyor. Sabaha karşı kalkıyorlar, toparlanıyorlar. Ehmet Dayı; - Ula uşağlar, akşam kurt geldi, eşeği yedi, diyor. Diğerleri az aşağıda yatan eşeğe bakıyorlar ve gülüşüyorlar. - Ehmet rüya gördün herhalde, - Yok ula bir tarafı açıkta kalmıştır. Ehmet Dayı; - Yahu gözümle gördüm. Kurt geldi, affedersiniz, eşeğin hayasından tutup yere yatırdı, bir güzel yedi, diyor, vallah, billah diyor, Allah’ın adını anıyor, ama onları inandıramıyordu. Bir taraftan konuşuyorlar, bir taraftan da eşeğe yaklaşıyorlardı. Eşeğin yanına geldiklerinde ne görsünler, eşekte ne karın kalmış, ne bağırsak. Kurt resmen zavallı eşeğin içini boşaltmış. Bu sefer, şaşkın, öfkeli eşeğin etrafında dönüyorlar. Ehmet Dayı o meşhur gülümseyişi yüzünde, deminden beri kendisine inanmayan ve eğlenen diğerlerine; - Nooldu, hani inanmıyordunuz, bak kurt yemiş işte, diyor, haklı çıkmanın rahatlığını yaşıyordu. Memmet Dayı, - Yahu Ehmet, madem kurt geldi, niye bağırmadın, niye bize haber vermedin, iyi ki öküzleri yememiş, deyip öfkeyle söyleniyordu. Ehmet Dayı kendini savunuyor, - Aha Rıza’nın yüzü, kurtun geldiğini söyledim, bana inanmadı, diyor. Sonra da; - Ula hayvan ne kadar eziyet çekti, ğırıııl, ğırııl ediyordu, diye olayı anlatıyor. Deminden beri olanı biteni sabırla dinleyen, kendini zor tutan Memmet Dayı kaptığı gibi kesekleri, taşları Ehmet Dayı’yı yokuş aşağı kovalamaya başlıyor. Ne çare, olan zavallı eşeğe oluyor. BİR DİŞ SARIMSAK Köy ahalisinden Omarın Hoca giller sarımsak yemezler, geçin yemeyi, yiyenden bile uzak durur, bu kokuya dayanamazlarmış. Gün gelmiş bunların bir eşeği ölmüş. Hayvanı sürüklemişler ve Deli Ehmet’in evinin olduğu aralığa atmışlar. Bir süre sonra haliyle bu eşek leşi kokmaya başlamış. Öyle bir koku ki kapı, baca açılamaz olmuş. Affedersiniz aç köpekler bile yaklaşıp yemiyormuş. Bir süredir köy dışında olan Deli Ehmet köye dönmüş. Evine yaklaşınca bu ağır leş kokusu kendisini karşılamış. Öyle berbat bir koku ki, insanın burnunun direği kırılıyor. Hanımına “ nedir hanım bu koku, neyin leşidir? “ diye sormuş. Hanımı durumu anlatmış. Deli Ehmet ayakkabısını bile çıkarmadan damın üzerine çıkmış, sonra da avazı çıktığınca; - Ula Omarın Hoca Efendi, ulan ben size ne diyeyim. Siz bir diş sarımsağın kokusuna dayanamazken, bu zavallı Ehmet koca eşeğin leşine nasıl dayana.. Ula ben sizin gelmişinizi, geçmişinizi.. diye bağırmış; Ehmet Dayı’nın bağırtısını duyan Omarın Hoca giller seferber olup sürüklemişler eşeği köy dışına.. ( Not : Yaşanmış köy hikayelerini bana anlatan, bizi gülümseten büyüklerime ( babam, annem, İbov Emmim, Topal Veli’nin Memmet Dayı, Esef’in Mamov Emmi, Rahmetli Adov’un Yusuf Dayı, Emov’un Zöhre Hala ve diğer büyüklerim ) çok teşekkür ediyor, onları saygıyla anıyorum. Hikayeleri özünü değiştirmeden kendimizce yazılı hale getirmeye çalıştık. Hikayelerde adı geçen köy büyüklerinden hayatta olanlara uzun ömürler diliyor, ellerinden öpüyorum. Artık aramızda olmayanları saygıyla anıyor ve rahmet diliyorum. Bir kusurumuz olduysa affınıza sığınıyorum. Yeni hikayelerde görüşmek dileğiyle. ) Hasan AKSOY
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!
Powered by !JoomlaComment 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||







