PerÅŸembe, 09 Eyl 2010
 
 

L O G I N

POSTA KUTUSU

Mesajlarını görebilmek için giriş yap.
Yeni mesaj gönder
Åžu anda 6 konuk Ã§evrimiçi

Bağlı üyeler

No Members Online.

Yeni üyelerimiz

Archik offline
MUTLU offline
mikail offline

Ziyaretci istatistikleri

Bugün179
Dün183
Bu Hafta740
Bu Ay1612
Toplam91859

jbc vcounter
Maksimum online sayısı : 48
  ©
YAŞANMIŞ KÖY HİKAYELERİ – 7 - PDF Yazdır e-Posta
Hasan Aksoy tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 08 Mart 2010 21:28
YAÅžANMIÅž   KÖY  HİKAYELERİ – 7 -

EÅžEÄžE  NE  OLDU ?

Alle’nin Ehmet, Topal Veli’nin Memmet, Kel Cüme’nin Mustafa ve Äžanikgov’un Rıza (babam) köyde, Çamurlugol’dalar.  Öküzlerle çüt sürüyorlar.
Yanlarında bir de, içecekleri suyu vb. taşıyan Memmet Dayıların eşek var.
O zamanlarda, öküzlerle çüt sürme faslı aylarca sürerdi. Ne el kalırdı, ne ayak, ne de sinir. Ya zavallı öküzler..  Boynunda boyunduruk, arkasında saban, yavaÅŸladın mı kabanda sökürdelinin çivisi.. Sökürdeliyle, çiviyle kalmazdı çektikleri.  Çütçüler canlarının acısını kendilerinden çıkarırlardı; her çüt zamanı onlarca öküz ölürdü..
Günün erken saatinde kalkıyorlar, öküzleri çüte vuruyorlar, öyle ki karanlık basıp ta göz gözü görmez olana kadar. Gece olunca yorgun öküzler yataÄŸa vuruluyor, o yorgunluÄŸun üzerine de bir güzel oyunlar oynuyorlar, sonra da o güzelim topraktan döşeÄŸe uzanıp, gökyüzü yorganını da üzerlerine çekip uyuyorlar. İki kiÅŸi öküzlerin üst tarafında, diÄŸerleri de alt tarafında yatıyorlar; olaki öküzler  kalkıp giderse uyanabilsinler diye.
Yine böyle bir günde öküzleri yatağa vurup, kendileri de yatıyorlar. Biraz sonra Ehmet Dayı az ötede uyuyan babama sesleniyor;
- Ula Rıza hele kalk, herhalde kurt geldi, eşeği yiyor, diyor.
Yorgun, uykuya dalmak üzere olan babam Ehmet Dayı’ya;
- Ula Ehmet, susta yat. Ne kurdu, ne eÅŸeÄŸi, diye söylenip  uykuya dalıyor.
Sabaha karşı kalkıyorlar, toparlanıyorlar. Ehmet Dayı;
- Ula uÅŸaÄŸlar, akÅŸam kurt geldi, eÅŸeÄŸi yedi, diyor.
Diğerleri az aşağıda yatan eşeğe bakıyorlar ve gülüşüyorlar.
- Ehmet rüya gördün herhalde,
- Yok ula bir tarafı açıkta kalmıştır.
Ehmet Dayı;
- Yahu gözümle gördüm. Kurt geldi, affedersiniz, eşeğin hayasından tutup yere yatırdı, bir güzel yedi, diyor, vallah, billah diyor, Allah’ın adını anıyor, ama onları inandıramıyordu.
Bir taraftan konuÅŸuyorlar, bir taraftan da eÅŸeÄŸe yaklaşıyorlardı.  EÅŸeÄŸin yanına geldiklerinde ne görsünler, eÅŸekte ne karın kalmış, ne bağırsak. Kurt resmen zavallı eÅŸeÄŸin içini boÅŸaltmış.
Bu sefer, ÅŸaÅŸkın, öfkeli eÅŸeÄŸin etrafında dönüyorlar.  Ehmet Dayı o meÅŸhur gülümseyiÅŸi yüzünde, deminden beri kendisine inanmayan ve eÄŸlenen diÄŸerlerine;
- Nooldu, hani inanmıyordunuz, bak kurt yemiş işte, diyor, haklı çıkmanın rahatlığını yaşıyordu.
Memmet Dayı,
- Yahu Ehmet, madem kurt geldi, niye bağırmadın, niye bize haber vermedin, iyi ki öküzleri yememiş, deyip öfkeyle söyleniyordu. Ehmet Dayı kendini savunuyor,
- Aha Rıza’nın yüzü, kurtun geldiğini söyledim, bana inanmadı, diyor. Sonra da;
- Ula hayvan ne kadar eziyet çekti, ğırıııl, ğırııl ediyordu, diye olayı anlatıyor.
Deminden beri olanı biteni sabırla dinleyen, kendini zor tutan Memmet Dayı  kaptığı gibi kesekleri, taÅŸları Ehmet Dayı’yı yokuÅŸ aÅŸağı kovalamaya baÅŸlıyor.
Ne çare, olan zavallı eşeğe oluyor.

BİR  DİŞ  SARIMSAK

Köy ahalisinden Omarın Hoca giller sarımsak yemezler, geçin yemeyi, yiyenden bile uzak durur, bu kokuya dayanamazlarmış.
Gün gelmiş bunların bir eşeği ölmüş. Hayvanı sürüklemişler ve Deli Ehmet’in evinin olduğu aralığa atmışlar.
Bir süre sonra haliyle bu eÅŸek leÅŸi kokmaya baÅŸlamış. Öyle bir koku ki  kapı, baca açılamaz olmuÅŸ. Affedersiniz aç  köpekler bile yaklaşıp yemiyormuÅŸ.
Bir süredir köy dışında olan Deli Ehmet köye dönmüş. Evine yaklaşınca bu ağır leş kokusu kendisini karşılamış. Öyle berbat bir koku ki, insanın burnunun direği kırılıyor. Hanımına “ nedir hanım bu koku, neyin leşidir? “ diye sormuş. Hanımı durumu anlatmış. Deli Ehmet ayakkabısını bile çıkarmadan damın üzerine çıkmış, sonra da avazı çıktığınca;
- Ula Omarın Hoca Efendi, ulan ben size ne diyeyim. Siz bir diş sarımsağın kokusuna dayanamazken, bu zavallı Ehmet koca eşeğin leşine nasıl dayana.. Ula ben sizin gelmişinizi, geçmişinizi..
diye bağırmış;
Ehmet Dayı’nın bağırtısını duyan Omarın Hoca giller seferber olup sürüklemiÅŸler  eÅŸeÄŸi  köy dışına..

( Not :  YaÅŸanmış köy hikayelerini  bana anlatan, bizi gülümseten büyüklerime ( babam, annem, İbov Emmim, Topal Veli’nin Memmet Dayı, Esef’in Mamov Emmi, Rahmetli Adov’un Yusuf Dayı, Emov’un Zöhre Hala ve diÄŸer büyüklerim ) çok teÅŸekkür ediyor, onları saygıyla anıyorum.
Hikayeleri özünü deÄŸiÅŸtirmeden kendimizce yazılı hale getirmeye çalıştık. Hikayelerde adı geçen köy büyüklerinden hayatta olanlara uzun ömürler diliyor, ellerinden öpüyorum.  Artık aramızda olmayanları saygıyla anıyor ve  rahmet diliyorum.
Bir kusurumuz olduysa affınıza sığınıyorum.
Yeni hikayelerde görüşmek dileğiyle. )

Hasan AKSOY
Yorumlar
hakandincer   |Author |2010-03-09 10:42:54
avatar En tatlı anıları günümüze taşıyıp bizlere anımsattığın için teşekkürler hasan abi
KEVSER   |Author |2010-03-10 09:30:44
avatar Hasan Abi,

Hasan abi, sende olmasan kimler yazıp paylaşacak bilmiyorum. Kalemine sağlık,


Kevser
mehmetkaraaslan   |Author |2010-03-10 12:43:39
avatar Hasan hocam duyduğumuz,işittiğimiz ama tamamını bilmediğimiz hikayeleri, geleceğe de bırakarak yazıya dökmen çok güzel yüreğine sağlık
admin   |SAdministrator |2010-03-10 20:54:12
avatar Kalemine saglik hasan abi... )
HAksoy   |Registered |2010-03-11 11:53:54
Abi bir kısmını kaybettiğimiz, bir kısmı sağ olan köylülerimize ait yaşanmış hikayeleri köy ziyaretlerinde bire bir konuşarak güzel uslubünle gelecek nesiller için kalıcı hale getiriyorsun ,eline sağlık .Yeni hikayelerde buluşmak üzere Malatyadan sevgiler.
Sadece kayýtlý kullanýcýlar yorum yazabilir!

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."